Teklif Al

Diyetisyenler

Diyetisyenler Hakkında Bilgiler

* Kışın Nasıl Kilo Verilir?

” Kışın nasıl kilo verilir?” sorusunun cevabını merak eden pek çok kilolarından şikayetçi bayan vardır. Düşünülenin tam aksine kışın kilo vermek, yazın kilo vermekten çok daha kolaydır. Her ne kadar yaz aylarında olduğu gibi kışın rahat hareket edip gezilemiyor ya da spor yapılamıyorsa da, basit bir kaç öneriye dikkat ederek kısa zamanda kilo verilebilir.


Kışın kilo vermek için en çok dikkat edilmesi gereken, her canınız sıkıldığında yemeye odaklanmamanızdır. Yazın düğün, eğlece ya da sık sık yapılan gündüz gezmelerinin kışın olmaması, pek çok bayanı yemek yemeye iter. Bu durumun önüne geçmek için her zamanki öğün saatlerinizde yemeklerinizi yemeli ve öğün dışında çok fazla atıştırma yapmamalısınız.


Kışın havaların soğuması ile bırakılan yürüyüş ya da açık hava koşularının yerine evde dans edebilirsiniz. Hiç kimse olmasa bile büyük bir boy aynasını karşısına geçip kendi kendinize yapacağınız dans aktivitesi, kışın yapabileceğiniz en güzel sporlardandır. Kışın ayrıca değişik televizyon programlarında gösterilen evde yapılabilecek egzersiz hareketleri ile formuzu korumaya devam edebilirsiniz.


Yazın sıcak hava ve terlemenin etkisi ile daha fazla tüketilen suyu, kışın susamayı beklemeden tüketmelisiniz. Bu hem vücut dengenizi sağlamak hem de kilo kontrolünde oldukça etkilidir. Yeteri miktarda alınmayan su vücut metabolizmasının yavaşlamasına ve vücutta yağlanma oluşmasına neden olur.


Bunlara ek olarak yaz-kış sürekli dikkat etmeniz gereken, aşırı yağlı yemeklerden kaçınmak, çok fazla abur cubur tüketmek, dengesiz beslenmek ve yeterli sıvı almama durumlarına dikkat etmeniz, kışı formda geçirmenize oldukça faydalı olacaktır.

.

* Şişmanlık Hissiyle Nasıl Baş Ederim ?

Şişmanlık Hissiyle Başa Çıkma

“Özgüven eksikliği” olarak adlandırmak üzere olduğumuz bu durum bundan daha karmaşık ve derindir. Yetersiz olma ya da bazı temel konularda kusurlu olma düşüncesinden kaynaklanır. Birçoğumuz için kişilik kaygan bir yüzeydir. Ana hatlarımız belirsiz bir duygu uyandırır ve kendimizi derli toplu hissetmeyiz. Nefes aldığınızdan emin olun. Anlatılan durumlardan biriyle kendinizi özdeşleştiriyorsanız nefesinizi tutuyor olma ihtimaliniz çok yüksek. Nefes alın. Aynur bir keresinde bana şöyle demişti: “Kendimi tam şişman gibi hissetmiyorum. Ben hâlâ geçişli bir durumdayım”. Basenlerinden bahsetmiyordu. Bahsettiği kişiliğiyle olan ilişkisiydi. Kendisini şişman hisseden insanlar, hatta Aynur gibi zayıf olanlar bile, yetersiz şekillenmiş bir kişiliği yaşarlar. Bu nedenle kendini şişman hisseden bir insana yapması en zor gelen şey alışveriştir; ilginç bir şekilde, yemek yemenin dışında bu en çok yapmak istediği şey bile olsa.    


Bununla birlikte kendini şişman hisseden insanlar zevk almayı hakkettiklerine de inanmazlar. Kendileri için birşeyler almayı ya da rahatlık sağlamayı hakketmediklerini savunurlar. Herhangi bir şeyden zevk alma konusunda kendilerine izin vermeden, birşeyi bitirmek, başarmak, üretmek ya da önemli bir konuda en iyi dereceyi almak isterler. Kendilerini tamamlamak için ihtiyaçları olan aslında kendileridir. Ve dikkatli bir şekilde yapılan alışverişin bu konuda yardımı olabilir.


Ayrıca, kadınların kendilerini şişman hissetmek için, erkeklerden farklı olarak, vücut görüntüsü ve moda konusunda huzursuz hayatın temeli de olabilecek özel bir nedenleri vardır. Bu neden, buluğ çağında kadın vücudunda yaşanan değişimdir. İlk adet dönemini izleyen dönemde kadınların vücut ağırlıkları %78’e dek artar. Kendini şişman hisseden on, on bir ve on iki yaşlarındaki kızların kendilerini böyle hissetmelerinin yeterli bir nedeni vardır. Vücutları, çok kısa bir dönemde, sıska ve erkeksi görünümden radikal bir şekilde yumuşak, yuvarlak ve daha kadınsı bir görünüme bürünür.    


Bu sıskalıktan şişmanlığa geçiş evresi çok kısa bir evrede olur ve son yıllarda görüşmüş olduğum genç kadınların çoğunun sahip olduğu büyük husursuzluğun kaynağı budur. Erkeklerin bu tarz bir büyük kilo değişimini yaşamamaları, yeme ya da görüntü algısında bozukluklarının esas olarak kadın sorunları olarak görülmesinin bir nedeni de budur. Kişinin fiziksel gelişiminde bu tarz büyük bir değişiklik yaşaması travmatik sonuçlar yaratabilir. Gelişim döneminde yaşanan ilk şoktan on ya da on beş yıl sonra, evlenen birçok kadın kızlık soyadından vazgeçer. Kimliğin sürdürülmesine bir darbe daha indirilmiş olur ve buna, şişmanlık korkusunun salgın bir hastalık halini almış olduğu toplulumumuzda şişman sayısının artmasının ayrı bir huzur bozucu unsur olarak eşlik etmesinin ayrı sarsıcı etkileri olabilir. Kendinize “kendimi şişman hissediyorum” demeniz, “Gelişimsel ihtiyaçlarımı saran ve empati kuran yansıtmada elde edemedim ve sonra buluğ çağımda kilom radikal bir şekilde ve birdenbire değişti.


Bu yüzden de kırılgan bir kimlik anlayışına sahibim” demekten daha kolaydır. Çoğu zaman bilinmizin uyanmasına izin vermeyen bir yanımız olur ve bu yanımızı ortaya çıkarmamak için giyinmeyiz (ya da evimizi döşemeyiz).Bir dergiden ya da gardrobumuzdan elbise seçmek bu yanınızı ortaya çıkarmamıza yardımcı olabilir. Bu sayede kendinizi “şişman” (büyük) hissetmek yerine, “tam” (bütün) hissedebilirsiniz. Kendisini kronik olarak şişman hisseden insanların çoğu, başkalarından, her konuda, insan hayatı için gerçekçi olamayacak derecede mükem melik beklerler. Hiçbir şeyin değişmemesini beklerler, zamanın durmasını beklerler, oturdukları zaman elbiselerinin kırışmamasını beklerler.


Bir Barbie gibi mukavva, çelik ya da plastikten olmayı ve hiç kimseden ya da hiçbirşeyden etkilenmemeyi isterler. “Özgüven eksikliği” olarak adlandırmak üzere olduğumuz bu durum bundan daha karmaşık ve derindir. Yetersiz olma ya da bazı temel konularda kusurlu olma düşüncesinden kaynaklanır. Birçoğumuz için kişilik kaygan bir yüzeydir. Ana hatlarımız belirsiz bir duygu uyandırır ve kendimizi derli toplu hissetmeyiz. Nefes aldığınızdan emin olun. Anlatılan durumlardan biriyle kendinizi özdeşleştiriyorsanız nefesinizi tutuyor olma ihtimaliniz çok yüksek. Nefes alın.

.

En Uygun Diyetisyenler Hizmeti Burada